SUÇA SÜRÜKLENEN ÇOCUKLAR
- Avukat Fatma Yağız

- 20 Nis 2023
- 3 dakikada okunur
Çocuk suçluluğunda öncelikli amaç çocuğun iyileştirilmesi olmalıdır. Bu nedenle dünya genelinde ve ülkemizde birden fazla özel düzenleme yapılmıştır.

Suça sürüklenen çocuk kavramı Çocuk Koruma Kanunu’nda düzenlenmiştir. Bu tanıma göre çocuk içinde bulunduğu çevresel, ailesel, sosyal, psikolojik etkenlerle bir anlamda suç işlemeye sürüklenmiştir.
Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşmeye göre çocuğun saygınlığına özen gösterme ilkesi benimsenmiştir. İlkeye yönelik olarak ceza muhakemesinde ve infaz hukukunda özel düzenlemelere gidilmiştir. Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşmeyi imzalayan devletler Pekin Kuralları ile de yükümlülük altına girmiştir. Türkiye de uluslararası mecrada birçok çocuklara ilişkin sözleşmelere ve kurallara taraf olarak yükümlülük altına girmiştir. Türkiye’de Türk Ceza Kanunu ve Çocuk Koruma Kanunu’nda ve ilgili yönetmelik ile suça sürüklenen çocuğa yönelik düzenlemelerde bulunulmuştur.
Türk Ceza Kanunu’nda Çocuğun Cezai Sorumluluğu
Çocuklar Türk Ceza Kanunu’nda belli yaş gruplarına ayrılarak değerlendirilmektedir. TCK madde 31’e göre:
0 – 12 yaş grubu: Ceza sorumluluğu bulunmayan yaş grubudur. Bu yaştaki çocukların suç işlemesi durumunda ceza kovuşturması yapılamaz. Hâkim güvenlik tedbirleri uygulayabilir.
12 – 15 yaş grubu: Ceza sorumluluğu incelemesi yapılmaktadır. Bu yaş aralığındaki çocuklar eğer işlediği fiilin anlam ve sonuçlarını bilebilecek, davranışlarını yönlendirebilecek durumdalarsa ceza sorumlulukları vardır, cezasında duruma göre indirim yapılır. Eğer işledikleri fiillerin anlam ve sonuçlarını bilebilecek durumda değiller veya davranışlarını yönlendiremeyecek durumdalarsa ceza sorumlulukları yoktur. Bu durumda hâkim güvenlik tedbirlerini uygulamak zorundadır.
15 – 18 yaş grubu: Bu yaş grubunun ceza sorumluluğu vardır. Ancak kanunda belli indirim oranları öngörülmüştür.
Suça sürüklenen çocuğun ya da sanığın yaşına ilişkin uyuşmazlığın ceza yargılaması içerisinde çözümlenmesi gerekir. Konuyla ilgili Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2013/15252 E. , 2014/18593 K. sayılı kararında “… Sanık Fatih hakkında ceza mahkemesinde yaş düzeltme olanağının bulunduğu anlaşılmakla, sanığın yaşı usulüne uygun olarak düzeltildikten sonra esasa ilişkin bir karar verilmesi gerekirken bu husus yerine getirilmeksizin CMK 218/son fıkrasına aykırı davranılması… bozmayı gerektirmiştir”
Çocuğun yaşıyla birlikte "Bir çocuğun işlediği fiillerin anlam ve sonuçlarını değerlendirme, davranışlarını yönlendirme yeteneğinin" tespiti önem arzetmektedir. Çocuk Koruma Kanununun 35. maddesine göre mahkemeler, çocuk hâkimleri veya cumhuriyet savcıları çocuk hakkında Sosyal İnceleme Raporu (SİR) isteyebilir. SİR, çocuğun bireysel özellikleri ve sosyal çevresi hakkında bilgiler sunan rapordur. Kanuna göre SİR yanında uzman hekim raporu da istenebilir. Soruşturma veya kovuşturma aşamasında çocuk, çocuğun temsilcisi veya vasisi tarafından özellikle talep edilmesi yerinde olacaktır. Adli tıp uzmanı, psikiyatrist ya da uzman hekim tarafından düzenlenen bu raporlar da çocuğun ceza sorumluluğunun belirlenmesinde yol göstericidir.
Çocuğun Üstün Menfaati
Suça Sürüklenen Çocukların Yargılanmasında önemli temel ilkeler benimsenmiştir. Çocuğun yaşama, gelişme, korunma ve katılım haklarının güvence altına alınması ve Çocuğun yarar ve esenliğinin gözetilmesi gerekmektedir. Yani kısaca hukuk sisteminde her daim Çocuğun üstün menfaati gözetilmelidir. Çocuklar hakkında özgürlüğü kısıtlayıcı tedbirler ile hapis cezasına en son çare olarak başvurulacak ve Tedbir kararı verilirken kurumda bakım ve kurumda tutmanın son çare olarak görülecek, Çocukların bakılıp gözetildiği, tedbir kararlarının uygulandığı kurumlarda yetişkinlerden ayrı tutulmaları sağlanacak ve tüm süreçlerde çocuğun mahremiyetine ve kimliğinin gizli tutulmasına yönelik önlemler alınacaktır.
Çocuklara Özgü Güvenlik Tedbirleri
Çocuk Koruma Kanununda öngörülen Koruyucu ve Destekleyici Tedbirler Suça Sürüklenen ve ceza sorumluluğu olmayan çocuklar bakımından, çocuklara özgü güvenlik tedbiri olarak anlaşılır. Çocuk Koruma Kanununun 5. maddesinde düzenlenen tedbirler; danışmanlık, eğitim, bakım, sağlık, barınma tedbirleridir. Bu tedbirler korunma ihtiyacı olan çocuklar, suç mağduru çocuklar için Koruyucu ve destekleyici tedbir olarak uygulanmaktadır.
Tedbirlerin hangisinin, nasıl, ne kadar süre uygulanacağı SİR'e göre karar verilir. Tedbir kararını görevli çocuk mahkemesi hâkimi veya yargılamayı yürüten ceza hakimi tarafından verilir.
Yargıtay uygulamasına göre; çocuklara özgü güvenlik tedbirleri 12 yaşını doldurmamış ve 12-15 yaş arasında olup ceza sorumluluğu olmayan suça sürüklenen çocuklar hakkında uygulanabileceği, ceza sorumluluğu bulunanlar ise indirimli cezaya hükmedileceği belirtilmektedir.
“… suç tarihinde 15 yaşını doldurmuş olup 18 yaşını doldurmamış suça sürüklenen çocuklar hakkında 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 5. maddesinde düzenlenen danışmalık tedbirine hükmedilemeyeceğinin gözetilmemesi yasaya aykırı…” (Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2020/8379 E. , 2022/3038 K.)
SONUÇ OLARAK;
Suça sürüklenen çocuk kavramı, çocukların bir takım suçları işlemesinde tek etkenin kendilerinden kaynaklı olmadığı görüşünden yola çıkar. Aslında çocuk çevresinin ve dolayısıyla toplumun bir yansımasıdır. Çocuğun sadece cezalandırılması hem çocuk hem de toplum açısından sağlıklı değildir. Çocuğun özgürlüğüne müdahale son çare olmalıdır. Suça sürüklenen çocuğun yeniden topluma kazandırılması gerekir. Bu nedenle çocuk bakımından yargılamanın yapılması ve cezanın belirlenmesi daha özel koşullara bağlanmıştır.
Çocuklarımız her zaman değerlidir. Çocuklarımızla ilgili hukuki süreç söz konusu olduğunda her zaman uzman desteğine başvurulması önem arz etmektedir. Yağız Hukuk ve Danışmanlık olarak her daim çocuklarımızın üstün menfaatini korumak için mücadele etmekteyiz. İletişim kanalları üzerinden bize her zaman ulaşabilirsiniz.
Yazarlar: S. Sinem Akpınar- Av. Fatma Yağız




Yorumlar